Ayvalık Tanıtımı

İlkçağda Misya, Hititler, Frigler, Lidya, ortaçağda Roma İmparatorluğu ve Doğu Roma İmparatorluğu, 14. yüzyıl'dan itibaren de Osmanlı İmparatorluğu egemenliğine girmiştir. 19. ve 20. yüzyılın başlarında en parlak dönemini geçiren kentte yaşayan Rum ahalinin, 1821 yılında Yunan ayaklanmasına katılması sonucu ilçenin büyük bir kısmı boşaltılmış, daha sonra dönmelerine izin verilmekle beraber kent eski canlılığına kavuşamamıştır.

Bugün eski dönem-lerden fazlaca kalın-tıya rastlanmama-sına rağmen, yer yer Antik Yunanis-tan ve Antik Roma çağları-na ait çanak ve çömlek parçacıkları görülmektedir. Ayvalık'ta birçok tarihi yapının yanı sıra ve Rumlardan kalma ev ve kiliseler bulunmaktadır.


İlçe I. Dünya Savaşı sonrası İzmir'in işgali ile birlikte 29 Mayıs 1919'da Yunan egemenliğine girmiştir. İşgal sonrası Anadolu'da ilk kurşun 172. Alay Komutanı Yarbay Ali Çetinkaya tarafından atılmıştır. Bu işgal 15 Eylül 1922'ye kadar sürmüştür. 24 Temmuz 1923'de imzalanan Lozan Antlaşması'nda belirtilen Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi gereğince, Girit, Makedonya ve Midilli Türkleri ilçeye yerleştirilmiştir. Burhaniye'ye bağlı varlık gösteren Ayvalık, 19 Mayıs 1928 tarihinde ilçe olmuştur.

Ayvalık Türkiye'nin Balıkesir ili'nin Ege Bölgesi'nde kalan bir ilçesi olup Midilli adası'nın tam karşısında kurulmuştur. Çam ormanları ve zeytin bakımından zengin olan ilçe, Ege Denizi kıyısında olup Ayvalık Adaları adı verilen takımadalara sahiptir. Kuzeydoğusunda Gömeç, güneyinde İzmir ili'ne bağlı Dikili ve Bergama ilçeleri, batısında ise Ege Denizi bulunur. Karşısında ise Midilli şehri çıplak gözle görülebilecek yakınlıktadır.

Ayvalık ilçesine bağlı irili ufaklı 22 kadar ada vardır. Bu adaların en büyüğü Alibey Adası ya da diğer ismi ile Cunda Adası olup 1964 yılında bir köprü ile Lale Adası'na oradan da ilçe merkezine bağlanmıştır. Bu köprülerden biri aynı zamanda Türkiye'nin ilk boğaz köprüsü olma özelliğini taşır. Alibey Adası dışındaki tüm Ayvalık Adaları 1995 yılında milli park ilan edilmiş ve yerleşim yasaklanmıştır. Adalar içinde tarihi ve turistik öneme sahip olan bir diğeri de Tımarhane Adası'dır.

Ekonomisi büyük ölçüde zeytin ve turizme bağlıdır. Zeytin dışında pamuk, çam fıstığı ve mandalina gibi tarım ürünleri de yetiştirilir. Türkiye'de 72 milyon zeytin ağacı vardır ve bunun 1.750.000'i ilçede bulunur. Balıkçılık ve balık restoranları da önemli bir gelir kaynağıdır.

Turizm alanında büyük bir potansiyele sahip olan ilçede başta Şeytan Sofrası olmak üzere çeşitli doğal güzellikler olmakla birlikte, özellikle eski Rum evleri ve yapılarına dayanan kültür turizmi de gelişmiştir. Sarımsaklı Plajları ve Alibey Adası'nda ise deniz turizmi gelişmiştir.
İlçe Engelliler Başkenti olarak adlandırılmaktadır. İlçede bulunan engelliler merkezi dünyaya açılmayı hedeflemektedir. Ayrıca ilçede uluslararası bir müzik akademisi bulunmaktadır.

Ayvalık doğal güzellikler bakımından zengin bir ilçe olmakla birlikte mutfağı ile de ünlüdür. İlçeye özgü en önemli yiyecek sosis, sucuk, kaşar, turşu, mayonez, ketçap gibi malzemelerle hazırlanan Ayvalık Tostu'dur. Diğer önemli bir yiyecek tüm Balıkesir ilinde yaygın olarak yapılan ve Höşmerim olarak da bilinen Höşmerim tatlısıdır.

Papalina olarak bilinen bir balık türünün (çaça balığı), genellikle meze olarak tüketilen ızgarası ve zeytinyağında unla yapılan kızartması da Ayvalık'ın önemli yemekleri arasında sayılır.

Deniz kıyısında olması nedeniyle deniz ürünlerinden yapılan mezeler ve zeytinyağlı yemekler Ayvalık mutfağının temelini oluşturur. Ayvalık'ta son zamanlarda zeytinli dondurma da ilgi odağı olmuştur.

Saatli Cami (Agios Yannis Kilisesi): İlçe merkezinde yer alır. Kilise olarak inşa edilmiş, 1928'den sonra camiye dönüştürülmüştür.

Taksiyarhis Kilisesi: 1873 yılında inşa edilen bir kilise. İçerisinde bulunan çan, II. Dünya Savaşı yıllarında yerinden çıkarılarak halka haber vermesi için kullanılmıştır.

Daha sonraları bu çanın dünyanın en büyük çanı olduğu ortaya çıkmıştır. Şu anda Bergama müzesinde sergilen-mektedir.

Hamidiye Camisi: Ayvalık'ın tarihsel değerini yansıtan bir cami olarak yapılmış tek özgün yapıttır. Sultan II. Abdülhamit tarafından 19. yüzyılın ikinci yarısında yaptırılmıştır. Yorgala Oteli'ni yaptıran kişinin zamanın yönetimine armağan etmek zorunda kaldığına ilişkin iddialar da vardır. Kırmızı taştan, kare planla inşa edilmiştir, kubbesi tuğladandır.

Ayazma Kilisesi: Kilisenin adı içinde bulunan suyun kutsal olarak kabul görmesinden gelmektedir. Ayazma kelime anlamıyla kutsal su anlamına gelir. Kilisenin girişi Yunan tapınaklarını anımsatmaktadır. Yapı malzemesi olarak Sarımsak taşı kullanılmış olan kilise bir dönem zeytinyağı fabrikası olarak kullanıldığından farklı eklentiler yapılmış. Bu yüzden iç kısımlarda anıtsal özelliklerini tamamen yitirmiştir.


Şeytan Sofrası: Ayvalık'a hakim büyük kayalık tepelerin üzerinde bulunan, bakıldığında tüm  ve Midilli Adası'nın manzarası gözüken, üzerinde Şeytan'ın ayak izi bulunduğuna inanılan eski bir lav birikintisidir. Yuvarlak bir sofraya benzeyen bu tepe manzarası ve gün batımındaki ambiyansı ile birçok yerli ve yabancı turisti kendine çeker.


Tımarhane Adası: Rumların yaşadığı zamanlarda meyhanesi bol bir köymüş Ayvalık. Halkın %90 içki içen, delisi de bol bir köy.

İşte bu yıllarda içkinin dozunu fazla kaçıranları, Tımarhane adasına götürüp bırakırlarmış. Sürekli ve sert esen rüzgar da akılları başlarına gelenler tekrar halkın arasına karışır;  gelmeyenlerde rüzgarın çıkardığı seslerle biraz daha oyalanırlarmış.

Tımarhane adası günümüzde delililere değil, yeşil doğası ve tertemiz sahili turistlere ev sahipliği yapıyor. Çamlık Koyu'nun sonunda, Şeytan Sofrası'nın eteklerinde ve yarım adanın ucunda yer alan Tımarhane Adası yalnızca adı ile değil, tepede bulunan ilginç kayaları ile de dikkati çekiyor.

Girintili, çıkıntılı ve hemen dibindeki manastırı bir ahtapot gibi sarmış kayalar rüzgarda garip uğultular ve sesler çekiyor, adeta ıslık çalıyor. Adada görülen tek yapı küçük taş manastır. Tımarhane Adası'na, Türkler “Taşlı Manastır” da derlermiş.

Yöredeki bir diğer ilginç doğal güzellik ise Dalyan Boğazı mevkiinin bir başka kıyısında yer alan “Delikli Taş”.


Alibey Adası (Cunda): Ayvalık'ın karşı tarafındaki adaya cumhuriyet öncesinde Rumlar “Kokulu Ada” anlamında Moshinos, Türkler Cunda diyorlardı. Ada'ya sonradan işgalcilere direnen Ali Bey'in adı verildi. Ada eskiden deniz ürünleri ve şarap üretim yeriydi.  Hala bu gelenek sürmektedir. Etrafı çam ve zeytin ağaçları ile donanmıştır. Aynı zamanda bal üretim merkezidir. Çok sayıda kilise ve manastırın çoğu günümüze ne yazık ki ulaşamamıştır. Panaya kilisesinin duvar kalıntılarını ve Agios Yannis'in dört duvarı Cunda'da keşfedilebilir. Ada'da sekiz manastır bulunduğu biliniyor. Ayışığı anlamına gelen Ayios, Dimitrios, Ta Selina özgün yapısı ile dikkati çekiyor. Bu manastırın bulunduğu Partice Köyü eski bir rum köyü. Köyün “Pina” denilen dev boyutlu midyeleri eşsiz lezzetler sunuyor. Papalina adanın özel balığıdır ve iyi bir rakı mezesidir. Tüm deniz ürünlerinin rahatlıkla bulanabileceği Ege'nin ot mezeleri de unutulmazlardandır. Halis zeytinyağı ile sunulan; Radika, Hindibağ, Turp Otu, Arap Saçı, İstifno, Deniz Börülcesi, Mühliye bunlardan bazılarıdır.


Sarımsaklı Plajları: Ayvalık'ın oteller ve plaj bölgesi Sarımsaklıdır. İlçe merkezine 5 km uzaklıktaki plajın kumsalı 4 km uzunluğunda-dır. Kıyı boyunca her düzeyde konaklama tesisi ve lokantalar bulunabilir. Sığ denizi ile dikkati çekmektedir.

Ziyaretçi: Bugün: 5 | Bu Ay: 126 | Tümü: 39690

btn facebook