Altınoluk Tanıtımı

Eski adı “Papazlık” olan belde, Kazdağı / İda'nın yamacına kuş misali konmuş, ancak; son yıllarda gelen aşırı yapılaşma ile boğazı sıkılmış tarihi bir yurt köşemizdir.

Edremit-Çanakkale karayolu üzerinde, Edremit''e 25 km mesafededir. Köklü bir tarihe ev sahipliği yapmakta olan Altınoluk mitolojide, Truva-Dikili arasındaki “Işıklar Sahili” denilmekte olan Ege Sahili kıyısında yemyeşil kutsal zeytin ağaçlarının Masmavi Ege'ye sevdalanmışçasına aktığı bir güzellikler beldesidir.


Altınoluk aslında bir “Atölye / Laboratuar” alanıdır. Burayı ziyaret eden gezginler “ Türk “ diğer yarısı “Rum” mahallesinde bulunan ve mimarisi yüksek eski evleri / konakları hayranlıkla izler. Tarihsel birikimi yüksek olan bu beldenin geçmişi 450 yılı aştığı söylenmektedir. Köyün ilk sakinleri Osmanlı Devleti'nin vergi muafiyeti sağlayarak, Derbentçi kaydettiği Söğütlü Yörükleri olmakla birlikte Yunanistan'ın Midilli adasından 1820 'li yıllarda çalıştırılmak üzere getirilen Rumların zamanla burada çoğalıp iskan tutmaları ile birlikte bir Rum nüfusu da oluşmuştur.
İsviçre Alp'le-rinden sonra dünyanın en yoğun oksijenini insanlığa sunan, 365 gün yeşil bir doğaya sahiptir. Bu nedenle; Altınoluk nefes darlığı, astım, solum yolu hastalıkları olanlar içinde doğal bir tedavi ortamı yaratmaktadır.

Uluslar Arası Çevre Eğitim Vakfı'nın dene-timinden geçerek mavi bayrak ödülü alan plajlara sahip olan Altınoluk; sağlık, doğa, deniz ve kültür turizmi için tüm unsurları bünyesinde bulundurması ile ayrıcalıklı bir tatil beldesidir. Çeşitli bütçeye hitap, sahil boyunca ve köyün içerisinde bulunan butik otel, hotel, motel, pansiyonlar  vardır.

Köyün hemen güney eteğinde ve sit alanına dahil edilen Altınoluk Antandros Amfi Tiyatrosu 1994 yılın yapımına başlanıp 1997 yılında bitirilen çok önemli bir kültür ve sanat mekanıdır. Bu mekanda her yaz düzenlenen konserler ve çeşitli sanatsal etkinlikler yöre halkı, yabancı ve yerli turistler tarafından ilgi ile takip edilmektedir.

Abdullah Efendi Konağı
Abdullah Efendi Konağı tarihin canlı tanığı olarak karşımıza çıkmaktadır. Papazın Evi olarak bilinen yaklaşık 140 yaşındaki bu ev birinci dünya savaşı sonunda Midilli'ye göç eden ailenin anlaşma ile evi Abdullah Efendi'ye devretmesi ile günümüze ulaşmıştır. Konak yıkılmaya yüz tutmuşken kültür bakanlığına devredilmiş, restorasyon çalışmasından sonra “Antandros Derneği” ne tahsis edilmiştir.

Antandros Antik Yerleşimi
Yerli halk Lelegler ve Pellazglar'ın yurdu olarak bilinen bu eski çağ kenti Kazdağı / İda 'dan gelen “Gemi Kerestesi” ve ağaçtan elde edilen “Katran” ın ihraç edildiği ünlü bir liman olan Antandros Antik Yerleşimi, 2001 yılında başlayan kazılarda kentin küçük bir bölümü ortaya çıkarılarak keşfedilmiştir. Yaklaşık 2800 yıllık geçmişe dayalı bir arkeolojik zenginliğe sahiptir. Ne yazık ki alanın büyük bir kısmının üzerine yapılan konutlar, Ören yerine epeyce zarar vermiş. Mozaikler ve duvar resimleri ile süslenmiş Roma Evi etkileyici bir özelliktedir. M.Ö 7 yy.'dan M.S 2 yy.'a kadar kesintisiz kullanılan Nekropol'ün (Mezarlık) bir bölümü de ziyarete açıktır. Antandros Antik Yerleşimi geçmişten geleceğe kent ve yaşam kültürümüze ışık tutan en önemli kaynaktır.

Kazdağları eteklerinde bulunan Antandros sakinleri, bulundukları şehri terk ederek Şahindere Kanyonun da bulunan Şahin Kale'ye taşınırlar. Bu gün tepenin eteğinde ve üzerinde kale kalıntıları, yerleşim yerlerinin temelleri görülmektedir.


Doğa'nın Muhteşem Kliması Şahinderesi Kanyonu
Altınoluk'u oksijen çadırına dönüştüren eteklerin başında Şahinderesi Kanyonu geliyor. Bölgede hava değişimi sağlayan kanyon, dağdan çektiği çam kokulu havayı ovaya dağıtırken, denizden aldığı iyot kokulu havayı dağa çıkartarak bir çeşit baca görevi görüyor. Karşılıklı hava sirkülasyonunu sağlayan 27 km uzunluğundaki kanyonunun yüksekliği 600 m. Açık U şekli aralığı 700 m civarında.


Çevresinin bir kısmı endemik şifalı bitki ve otlarla bezeli olan kanyondan 25 km'lik bozuk toprak yol daha ziyade jeep türü araçlara geçit veriyor. Bu kanyonun kendi başınıza gezilmesi hem yasak hem de tehlikeli. Bu konuda seyahat acenteleri hizmet veriyor. Yol üzerinde çok soğuk kireçsiz, vücut üzerinde çabucak kuruyan suya sahip gölcükler bulunuyor.

Dereçatı Suyu; çiçek ve kekik kokularını beraberinde getirip yosunlu kayaların kalbinde atıyor. Biraz ilerdeki pınar ise naneler içerisinden aktığı için “Naneli Pınar” ismi ile anılıyor. Gücük Burun, Ağlayan Çam, Kestane Deresi, Yörük Pınarı, Selvili Mezarlık, Ayı Kapıları, Damla kanyonun süprizlerinden.

Kanyonu gezdikten sonra kabaran iştahla Altınoluk'a dönülebilir. Köyün içerisinde eski yaşam izlerinin tanığı koyu çınar gölgelerindeki kahvenin tadı unutulmazdır. Bu civarda satılan ev yapımı gözleme ve ayranın tadına doyum olmaz.

Büyük çarşısı, cafe-bar ve çay bahçeleri akşam yemek sonrasını şenlendirirken yaz gecelerini muhteşem kılar. “Türk Rivierası” sayılan bu cennet belde dünya mirası sayılan en güzel değerlerimizdendir.

Ziyaretçi: Bugün: 5 | Bu Ay: 126 | Tümü: 39690

btn facebook