Kazdağları Tanıtımı


Kaz Dağı ya da Kaz Dağları olarak iki biçimde adlandırılan dağ büyük ölçüde Biga Yarımadası'nda uzanmaktadır.

Kaz Dağları, batıda Dede Dağı, ortada esas Kaz Dağı ve üç tepesi (kuzeyde Babadağ, ortada Karataş tepe, güneyde Sarıkız tepesi), doğuda Eybek Dağı,  kuzey doğuda Gürgen Dağı ve ocakatran Dağı'ndan oluşur.

Üç tepesi olan esas Kaz Dağı'nın en yüksek tepesi 1774 metre olan Karataş tepesidir ve Balıkesir'in Edremit ilçesi Güre beldesinin kuzey-kuzey batı istikametine düşmektedir.

Bölgedeki en önemli merkez Küçükkuyu ve  Balıkesir'in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk beldeleridir.

Kaz Dağı çevresi büyük ölçüde ormanlar ile kaplıdır ve yakınında yerleşim oldukça seyrektir.

Kazdağları'nın Ege ve Marmara bölgelerinin sınırlarını oluşturması, iki farklı iklim etkisinde kalması, Avrupa – Sibirya, Akdeniz ve İran - Turan bitki bölgelerinin kesiştiği noktada bulunması nedeniyle bu bölgeleri temsil eden bitki türlerinin burada bulunması, Güney yamaçlarının   deniz  seviyesinden birden 1700 metrelere yükselmesi, bu alanların dereler ve çaylar tarafından derin vadiler şeklinde yarılması biyo çeşitliliği artırmaktadır. Kazdağı Milli Parkı'nda bilim adamlarınca bugüne kadar 101 familyaya ait 800 civarında bitki taksonu tespit edilmiştir. Bu türlerin 77 adedi yalnızca Türkiye'de bulunmaktadır. Bunların 29 tanesi de dünyada sadece Kazdağı Milli Parkı'nda bulunan endemiklerdir.

Kazdağları'nın güney yamaçlarında denizden  itibaren   200   metrelere  kadar zeytin ağaçları, yaklaşık  800  metrelere kadar  Kızılçamlar (Pinus  brutia Ten), yaklaşık 1500 metrelere kadar Karaçam (Pinus nigra ssp. Pallasiana), Kazdağı'nın endemiklerinden olan Kazdağı Göknarı (Abies nordmanniana ssp. Equi-trojani) hemen daima dağın kuzey yamaçlarında 1000 – 1400 metrelere kadar kayın ve karaçamlarla aynı yetişme ortamını paylaşmaktadır.

Geniş yapraklı ağaçlardan Kayın (Fagus Orientalis) yaklaşık 600 – 1400 metreler arasında, Kestane (Castanea sativa Miller) yaklaşık 600 – 900 metreler arasında, Gürgen (Carpinus betulus) yaklaşık 350 -700 metreler arasında,

Meşe (Quercus) yaklaşık 300 – 1000 metre arasında yayılım göstermektedirler. 1550 metreden sonra yastık formunda bitkiler görülmektedir.

Endemik bitkilerin büyük bir kısmı buralarda bulunmaktadır.

Üst yokuşlardaki ormanlar başlıca Kazdağı Göknarı (Abiesnordmanniana subsp. equi-trojani) Türkiye'de yalnızca Kazdağı'nda yetişen endemik bir göknar alt türünden oluşur.

Batıdan Tuzla Çayı ve Kara (Skamandros) Menderes Çayı, kuzeyden Gönen Çayları doğar.

Yarımadadaki önemli akarsulardan Karamenderes ve Biga Çayı ile çevredeki köy ve diğer yerleşim yerlerine içme suyu sağlayan küçük ölçekli kaynaklar bu dağdan doğmaktadır.

Kazdağı, Antik dönemlerde "İda" olarak adlandırılmış ve pek çok önemli olaya ev sahipliği yapmıştır. İsminin Giritli denizciler tarafından, Girit'te Zeus'un doğduğu İda Dağı'na atıfta bulunmak için İda konduğu mitolojide yer alır. Bundan ötürü dağ Yunan mitolojisinde önemli bir yere sahiptir.

Homeros'un İliada destanında "Bin Pınarlı İda" olarak geçmektedir.

Küçükkuyu'nun kuzeyinde, Adatepe köyünün güneyindeki geniş bir alana hâkim bir tepede Zeus Altarı isimli bir tapınak bulunmaktadır.

Rivayet olunur ki, yüce Zeus bu tepede Afrodit'le sevişir ve bir yandan da savaş yönetirmiş.

Kaz Dağı'nın İran'a kadar uzanan bir İslami Sarıkız Efsanesi vardır. Kazdağları'nın en ünlü efsanesi Sarıkız inanışıdır.

Kazdağı, söylenceler açısından da oldukça zengin. Adı mitolojide İda olarak geçiyor. Homeros İlyada'da ''Bol pınarlı, vahşi hayvanların anası'' olarak İda Dağı'ndan sık sık bahsediyor.

Efsaneye göre Hera, Afrodit ve Athena'nın katıldıkları, Truva Savaşı'na yol açan o meşhur güzellik yarışması burada yapılmış, Zeus burada doğmuş, tanrılar Truva Savaşı'nı buradan izlemiş ve Afrodit ilk kez burada âşık olmuştur.

Ziyaretçi: Bugün: 27 | Bu Ay: 323 | Tümü: 38896

btn facebook