Edremit Tanıtımı

Çanakkale – İzmir yolu üzerinde olup, Balıkesir'e 87 km uzaklıktadır. Milattan 1443 yıl önce Pidasus adı ile Burhaniye İskelesi civarındaki Karataş Mevkiinde kurulmuş bir şehirdir. Truva-Bergama yolu üzerinde bulunmasından dolayı birçok baskınlara uğramış bir ara, harap bir halde Lidya Kralı Semihüs Bodürüs'ün eline geçmiştir. Kralın kardeşi bu şehri yeniden yaptırmış hatta süslemiş ve kendi adı olan Adramys ismini vermiştir.

M.S. 1231 yılında, Türk akıncıları Edremit'e saldırmış ve çetin savaşlardan sonra, Türk Komutanı Yusuf Sinan'a şehrin anahtarı teslim edilmiştir. 1336 yılında Karesi toprakları Osmanlı Ülkesine katıldığından, Edremit'te Orhan Gazi tarafından Osmanlı Devleti hudutları içine alınmıştır.

Kurtuluş savaşı yıllarında; Edremit'de Kaymakam olan Hamdi Bey, işgal kuvvetlerinin arzusu üzerine görevinden azil edilir. 15 Eylül 1919'da Burhaniye'de kurduğu Kuva-i Milliye Teşkilatı ile Akbaş Baskınını düzenleyerek, ele geçirdiği çok sayıda silah ve mühimmatı Anadolu'ya aktarmıştır.

17 Şubat 1920 tarihinde Yunan işbirlikçisi çeteciler (Anzavur ve adamları) tarafından şehit edilmiştir. 797 gün işgal altında kalan Edremit, 9 Eylül 1922 günü, düşmanı kovalayan Türk Süvarilerine kavuşmuş ve onları bağrına basmıştır.

Edremit'in Türkler tarafından feth edilmesi şehrin gelişmesini sağladığı gibi mimari dokusunun değişmesine de sebep olmuştur.
 
İlçe merkezinde bulunan sit kapsamına alınmış tarihi konaklar ve evler Edremit'in birçok mahallesinde karşımıza çıkmaktadır (Hacı Kabakçı Evi, Evliya Zade İhsan Bey Evi, Hacı İsmail Seyvan Evi gibi).

Camiler, şadırvan, çeşmeler, hanlar, medreseler, hamamlar, köprüler ve sivil mimarlık eserleri ile körfezin incisi olmuştur. Bunlara örnek olarak; Kurşunlu Camii, Ağa Camii, Emir Ali Türbesi'ni verilebilir. Bunun yanında ilçe, yörenin kültürünü ve geçmiş yaşam biçimini sergileyen A.Sıdıka Erke Etnografya Müzesi bulunmaktadır.
Edremit ilçe merkezinin Ege Denizi'ne kıyısı yoktur. Kuzeyi Kazdağı, Eybek Dağı ve Gürgen Dağı ile çevrilidir.

Balıkesir ilinin turizmde en gelişmiş ilçelerinden biridir. Çanakkale asfaltı üzerinde; Zeytinli, Akçay, Güre, Altınoluk, Avcılar Köyü, Narlı Köyü en önemli tatil merkezleridir. Edremit'in Akçay-Altınoluk arasındaki sahil şeridi kilometreler boyunca otel, pansiyon ve yazlık evlerle doludur. Güzel havası ve doğası yanında deniz manzarası görülmeye değerdir. Temiz denizi ve plajları keyifli bir tatil için idealdir. Ulaşım açısından değişik alternatifleri olan Edremit'e karayolu, havayolu ve deniz yolu ile ulaşım sağlanmaktadır. Türkiye'nin en büyük heykelleri arasında olan Atatürk heykeli Ülkü Tepesi'ndedir.

Sıcak su kaynakları ile ünlü olan Edremit, termal turizmde atağa geçmiş bir ilçedir. İlçe büyük bir Jeotermal Isınma sistemine sahiptir. “ Türk Rivearası “ sayılan Edremit Körfezi'nin en belirgin özellik-lerinden birisi olan zeytin yetiştirmeciliği medeniyetin en önemli göstergesi kabul edilmektedir.


Kurşunlu Camii (Hekim-zade): Kurşunlu caddesinde bulunan bu camii'nin mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne aittir. Camii'nin haziresinde bulunan, banisi Mevlana Yusuf Sinan'ın mezar kitabesi (1300/1301) tarihli olduğuna göre Kurşunlu Camii'nin 1300 yılından önce yapıldığı tahmin edilmektedir. Camii'nin üzeri kurşun kaplı olduğundan dolayı bu adı almıştır. Tek kubbeli bir camiidir. Sekiz köşeli bir kaideye oturtulan kubbenin dayandığı kemerleri tutan sütunların başlıkları çok süslüdür. Edremit'in en eski camisidir. İşçiliği ile sanat tarihininen güzel örneklerini sunar. Yusuf Sinan'ın mezar kitabesi Balıkesir çevresinde bulunda en eski kitabe özelliğini taşımaktadır.


Emir Ali Sultan (Çanlı Baba) : Bu zat eski asırlarda Edremit'e gelmiş, tasavvuf ricalinden olup, ilçeye 2 km mesafede kendi yaptırdığı bir zaviyede ömür geçirmiştir. Mezarı define arayanlar tarafından defalarca kazıldığından kabir kitabesi dahi parçalanmıştır. Kitabe'nin kalan kısmında “Derviş Ali” yazmaktadır. Müteakip asırlarda bu zaviyeye “Çanlı Baba” adında bir zat gelmiştir. Rivayetlere göre bu kişi boynunda bir çan asılı bulunan merkebinin üzerine heybe koyar, heybenin içinde bir miktar para ve o gün lazım olan erzakları yazar, merkebi salıverirmiş. Merkep kendiliğinden şehre gelir çarşıda dolaşır ve esnafta yazılı kağıdı bulur gerekli malzemeyi heybeye koyar hazır bulunan paradan da hakkını alırmış. Bu sebeple bu zata “Çanlı Baba” demişler.

A.Sıdıka Erke Etnografya Müzesi
Değerli minyatür sanatçısı A.Ülker Erke tarafından yaptırılan müze 18.yy – 19.yy Edremit ev yaşamına ilişkin geleneksel el sanatlarının ve bununla bezenmiş eşyalar ile giysilerinin sergilendiği bir “ Edremit Evi'dir”. Yöre halkının katkıları sonucu müze kimliği oluşmuştur. Zemin katta Kuva-i Milliye dönemini yansıtan, Kurtuluş Savaşı'na ait silahlar, eşya ve resimler yer almaktadır. Aynı zamanda müzede Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemi eserleri bulunmaktadır. Antandros Antik Kent kazılarında bulunan 3000 yıllık olan tunç vazo müzenin sergilenen en önemli parçalarından biridir.

Ziyaretçi: Bugün: 27 | Bu Ay: 323 | Tümü: 38896

btn facebook